Savaşın Tarım Sektörüne Etkileri: Çiftçilerden Acil Çözüm Talebi

Savaşın Tarım Sektörüne Yansımaları: Çiftçilerden Acil Çözüm Talebi

Mehmet Karaman, 26 Mart 2026

Türkiye’de tarımsal girdi piyasaları, ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların etkisiyle ciddi bir dalgalanma yaşıyor. Tarım Gıda ve Hayvancılık Derneği Başkanı Bayraktar, bu durumun tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot fiyatları üzerinde büyük bir baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin tarımsal gübre ve mazot ihtiyacının büyük bir kısmının ithal olduğunu belirten Bayraktar, fiyatların uluslararası piyasalardaki gelişmelere ve döviz kurlarına bağlı olarak değiştiğini vurguladı.

Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerindeki aksamaların, küresel enerji ve gübre arzında riskleri artırdığını ifade eden Bayraktar, “Bu bölgedeki ülkeler, dünya genelinde petrol, doğal gaz ve gübre üretiminde önemli rol oynuyor. Bu nedenle ulaşım yollarındaki kısıtlamalar, doğrudan fiyatlara yansıyor. Örneğin, 2025 Haziran’ında İran ve İsrail arasındaki çatışmalar sonrasında gübre fiyatlarında %40’a kadar artışlar yaşandı. Bu yıl da benzer şekilde fiyat artışları gözlemleniyor.” dedi.

ÇİFTÇİLERİN MALİYETLERİ ARTIYOR

Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine dayanarak gübre fiyatlarındaki artışları şu şekilde açıkladı: “Savaş öncesinde kalsiyum amonyum nitrat gübresinin ton fiyatı 16.048 lira iken, savaş sonrası bu rakam %26,5 artarak 20.295 liraya yükseldi. Amonyum sülfat gübresi %23,3, üre gübresi %19,5, DAP gübresi %9,6 ve ‘20.20.0’ kompoze gübresi %8,3 oranında arttı. Doğru zamanda ve yeterli miktarda gübrelemenin bitkisel üretimde verim artışına katkısı büyüktür. Ancak çiftçilerimizin maliyet artışları nedeniyle yeterli gübre temin edememesi, üretimde verim kaybına ve ekstra maliyetlere yol açabilir.”

Bayraktar, mevcut dönemde serin iklim tahıllarında üst gübreleme, sıcak iklim tahıllarında ise taban gübrelemesi yapıldığını belirtti. Türkiye’nin gübreye ihtiyacının arttığı bir dönemde, birçok çiftçinin deposunda gübre bulunmadığını ve alınacak gübrelerin büyük bir kısmının yüksek fiyatlarla temin edileceğini ifade etti. Savaşın tarımsal ürün arzını olumsuz etkileyeceğine ve bunun da tüketici fiyatlarına yansımasına dikkat çekti.

Gübre piyasalarının düzenlenmesi için bazı adımlar atıldığını kaydeden Bayraktar, “Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracatın yasaklanması ve 10 yıl boyunca yasak olan %33’lük amonyum nitrat gübresinin yeniden kullanıma açılması, olumlu gelişmelerdir. Ancak burada kritik olan, çiftçilerimizin gübreyi makul fiyatlarla temin edebilmesidir.” dedi.

“MAZOTTA VERGİ MUAFİYETİ GEREKİYOR”

Bayraktar, benzer bir sorunun mazot fiyatlarında da yaşandığını belirterek, “Savaş öncesinde litre fiyatı 61,41 lira olan mazot, savaş sonrası %22,3 artarak 75,12 liraya yükseldi. Mazot fiyatlarının yaklaşık %40’ı vergiden oluşuyor. TZOB olarak mazot konusundaki tavsiyelerimizi yıllardır dile getiriyoruz. Mazot, tarımsal üretimin her aşamasında kullanılan vazgeçilmez bir girdidir. Bu nedenle çiftçilerimizden mazot üzerinden vergi alınmamalıdır.” dedi. Tarımsal üretimin sürekliliği ve gıda arz güvenliğinin sağlanması için çiftçilere yönelik desteklerin artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Bayraktar, ilgili kurumları üreticilerin üzerindeki maliyet baskısını hafifletmek için acil önlemler almaya davet etti.

Author: Metin Kaya