Yusuf Arslan’ın 5 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan haberine göre, Milli Savunma Bakanı Güler, 17 maddeden oluşan MSB Teşkilatı ve TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na ilettiklerini duyurdu. Güler, sözleşmeli er ve erbaşların yedi yıl görev süresini doldurduktan sonra kamuda istihdam edilmesini kolaylaştıracak önlemler getirdiklerine dikkat çekti.
Bu kapsamda, infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru gibi çeşitli pozisyonlara yapılacak alımlarda sözleşmeli er ve erbaşlar için yüzde 10 kontenjan ayrılması zorunluluğu getirileceği kaydedildi. Güler, “Bu sayede, görev süresini tamamlamış erbaşlarımız, askeri disiplin ve uzmanlıklarıyla bu alanlarda daha fazla katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Güler, terörle mücadeledeki kararlılıklarına da vurgu yaparak, özellikle FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelede idari istikrar ve güvenlik teminatı sağlama amacında olduklarını belirtti. Kritik görevlerde bulunan personelin terör ilişkisi nedeniyle başlatılan idari işlemlere karşı verilen mahkeme kararlarının uygulanmasında kesinleşme şartı getirdiklerini de açıkladı.
Ayrıca, uzman erbaşların sicil güvencesinin ve özlük haklarının Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda güvence altına alınacağı belirtildi. Uzman erbaşlık pozisyonuna başvuran askerlik hizmetinden muaf vatandaşlara da kapı açılacağı ifade edildi.
Denizaltı personelinin zor koşullar altında görev yapmasının getirdiği zorlukları azaltmak için, daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında da konaklama imkanı sağlanacağı da açıklandı. Böylece, personelin konaklama giderleri kısmen telafi edilecektir.
Son olarak, eğitim faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla emekli subay ve astsubaylara ek ders ücreti ödenmesi uygulamasının 2029-2030 eğitim öğretim dönemi sonuna kadar uzatılacağı belirtildi. Bu adımların, askeri eğitimde herhangi bir zafiyet oluşmasını engelleyeceği ifade edildi.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği süresiz nafaka kararı hakkında ise henüz resmi bir gerekçe yayınlanmadığı, bu durumun Yargıtay içtihatları üzerinde belirsizlik yarattığı dile getirildi. Gerekçeli kararın resmi gazetede yayımlanmasının ardından duruma açıklık kazandırılacağı belirtildi.
