Yavuz Ağıralioğlu’ndan Erdoğan’a sert sözler: “Konuşurken memleket harika ama gerçek öyle değil”

Img

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı konuşurken yazılan metinler güzel. Siz konuşurken bakınca memleket de harika. Ama durum şu; kiraya para yetmiyor, verdiğiniz maaşla yemek yenmiyor, emekli ikramiyesiyle evlat evlendirilmiyor, düğünlere gidip takı takılamıyor, misafir ağırlanamıyor, tatil yapılamıyor, araba alınamıyor, ev sahibi olunamıyor, çocukların işsizliğinin dermanı olunamıyor, çocuklar yurt dışına kaçıyor, madde bağımlılığı pençesinde evlatlar yitip gidiyor, kumar bahis tezgahlarında geleceğimiz kayboluyor” dedi.

Ağıralioğlu, partisinin Üsküdar İlçe Teşkilatı’nın birinci kuruluş yıl dönümü etkinliğine katıldı. Valide Sultan Gemisi’ndeki programda konuşan Ağıralioğlu, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek, şunları söyledi:

“AK Parti’nin program organizasyonları güzel, Sayın Cumhurbaşkanı konuşurken yazılan metinler güzel, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadesi güzel. Siz konuşurken bakınca memleket de harika. Ama durum şu; kiraya para yetmiyor, verdiğiniz maaşla yemek yenmiyor, emekli ikramiyesiyle evlat evlendirilmiyor, düğünlere gidip takı takılamıyor, misafir ağırlanamıyor, tatil yapılamıyor, araba alınamıyor, ev sahibi olunamıyor, çocukların işsizliğinin dermanı olunamıyor, çocuklar yurt dışına kaçıyor, madde bağımlılığı pençesinde evlatlar yitip gidiyor, kumar bahis tezgahlarında geleceğimiz kayboluyor. Hastanelerde bakımsızlıktan, hizmete ulaşamamaktan feryat figan milletiniz bağırıyor. Bu arada sosyal alanın her yerinde insanlar ‘hakkımızı alamıyoruz’ diye bağırıyor. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) de bağırıyor, çıraklık staj mağdurları da bağırıyor. Kamuda taşeron işçileri var, onlar bağırıyorlar. Karayolları işçileri var, onlar bağırıyorlar. Çocuklarımız mülakat adaletsizliğinden bağırıyor, atanamayan öğretmenler var, onlar bağırıyorlar. Emekliler kademeye takılmışlar, onlar bağırıyorlar.”

“BİZ PARTİ KAVGASINA GELMİYORUZ”

Partisinin baraj sorunu olmadığını söyleyen Ağıralioğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Önümüzdeki dönem Türk siyasetinin, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yükünü çekmeye hazırlanıyoruz. Biz bir parti kavgasına gelmiyoruz. AK Parti de bizim, MHP de bizim, CHP de bizim. Ay yıldıza, al bayrağa gönlüyle bağlı olan herkes bizim. Müslüman bizim, gayrimüslim bizim; dindar bizim, laik bizim; Türkmen bizim, Kürt bizim. Memlekete aidiyeti olan herkes bizim. ‘Ben bu vatanın evladıyım’ diyen herkes bizim. Parti kavgasından yorulduk. Ne yapacağını bilebilen, yapacakları etrafında partililerini değil, memleketin bilen, evlatlarını organize edebilen bir yönetim ahlakıyla geleceğiz. Bu particilik kavgasına son vereceğiz, illallah ettik. Devleti devlet gibi ayağa kaldırdığımız zaman her şey yerli yerine oturacak, herkes yerine oturacak. Anahtar Parti devleti devlet gibi organize etti mi, her kıymetin yerinde hakkını bulabildiği bir memleket sahibi olacak millet.

“OY VE REY DERDİNİN PARTİSİ DEĞİL, 86 MİLYONUN MESULİYETİNİ DUYACAĞIZ”

Türkiye’de adalet gecikti, hızlandırırız. Plan yapılamıyor, planlama teşkilatı kurarız. Devlet ayırıyor partili-partisiz; devleti vatandaşının karşısında eşit durabilen bir konumda konumlandırırız. Memlekette eğitimi, üretimi, ticareti doğru planla herkes için bolluk, bereket, fırsat olacak bir ortamla buluşturabiliriz. Bunların hepsine yeteriz. Ne lazım? Sandık lazım. Sandık gelene kadar teşkilatlarımızı tahkim edeceğiz. Şimdi yorgun insanlar vardır, ümidi kesilmiş insanlar vardır, ‘düzelmez’ diyen insanlar vardır ya da ‘ne yaparsak yapalım olmuyor’ diyenler vardır. Oluyor kadrosu sizsiniz. O yüzden gece gündüz çalışmak zorundasınız. 2 yılımız var seçime. Zamanında yapılırsa hemen hemen iki yıl var; on sekiz ay var, yirmi ay var. Nisan 2028 diyenler var, ben de öyle düşünüyorum. Bu kalan süre Anahtar Parti’nin tüm Türkiye’yi sarıp sarmalaması için doğru zamandır. Sorunları, çözümleriyle beraber millete anlatmak için doğru zamandır. Teşkilatlanmak; mahalle teşkilatları değil, apartman görevlilerine kadar ismi koyulmuş bir mücadele için doğru zamandır. Köy köy, kasaba kasaba, mahalle mahalle, sokak sokak, memleket sathını sarıp sarmalamak isteyen bir kadro için iki sene doğru zamandır. Parti kavgası umurumuzda değil. Oy ve rey derdinin partisi değil, 86 milyonun mesuliyetini duyacağız. Bu toprakları devletle milletin, milletle imkânın, imkânla insanlığa miğfer olacak bir programın elinde ayağa kaldıracağız.”

“AZİZ VATANI KURTULUŞ SAVAŞI VEREREK KURTARABİLDİK”

Ağıralioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Kurtuluş Savaşı yerine Millî Mücadele kelimesinin müfredata eklenmesi ile ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ifadelerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Milli Eğitim Bakanı’nın söylediği bir söz üzerine geçen gün bir münasebetsiz tartışma başladı. Biliyorsunuz, ‘Kurtuluş Savaşı mıydı, değil miydi’ diye, ‘Millî Mücadele mi diyelim, Kurtuluş Savaşı mı diyelim’ diye bir tartışma başladı. Ben bakanımıza biraz böyle latifeyle diyecektim ki, ‘Sayın Bakanım, eğer bu bir kurtuluş olmasaydı çok sevdiğiniz İstanbul’a kartpostaldan bakmak zorunda kalacaktınız.’ Bu bir kurtuluş mücadelesidir. Bu kurtuluş mücadelesi şöyle verilmiştir; İstanbul’un iki defa fethi vardır; birisini Fatih Sultan Mehmet yapmıştır, diğerini Mustafa Kemal Atatürk yapmıştır. Bu kadim millet, bu büyük millet, bu imparatorluklar kurmuş millet, payitahtını senelerce İngilizlerin işgalinde tutmak zorunda kalmıştır. İngilizlerin çizmelerinin altından söke söke aldık biz bu vatanı. İstanbul’da böyle gezemeyecektik, İstanbul’da gezenleri televizyondan seyredecektik, eğer Kurtuluş Savaşı verilmemiş olsaydı. Kurtuluş Savaşı verdik, yedi düvele karşı verdik; Fransız’a, Rus’a, Ermenilere, Rumlara, Yunanistan’a karşı verdik. Biz bu gördüğünüz aziz vatanı Kurtuluş Savaşı vererek, Millî Mücadele ruhuyla kurtarabildik.”

(ANKA)

yok

Author: Ece Arslan